31.01.2020

Çocukluğum

1973'te İzmit'te doğmuşum.
Çıkmaz sokakta bir müstakil evde.
O sokak bir yerlere çıkıyor şimdi, ev de yerinde yok zaten.
Fotoğraftakiler ablamla annem. Kucaktaki benim.
İkisi de hayatta değil.
70'li yıllardan aklımda pek bir şey yok aslında.
Üzerine şeker ekilmiş yağlı ekmeği yediğim demir parmaklıklı pencere kenarı,
Beyaz yakalı siyah önlüğüm,

Yakamı düğümleyen annemin çamaşır suyu kokan elleri, 
Ortasından tren geçen bir şehir ve her tren geçtiğinde pencereye koşup vagonları sayan bir çocuk,
Yer sofrası, kömür sobası ve üzerindeki güğüm,
Kızarmış ekmek ve biber kokusu,
Radyoda haftanın çocuk şarkısı:
"Bir dünya bırakın biz çocuklara
Islanmış olmasın göz yaşlarıyla
"

Topaç, gazoz kapağı, renkli misketler, futbolcu kartları, telli araba, külah attığımız üfürükler;
Krem deterjanlardan çıkan küçük plastik askerler,
Üç kornere bir penaltı attığımız mahalle maçları,
Okumaya bayıldığımız Zagor, Tommiks, Kızıl Maske, Teksas...

Mizah anlayışımıza şekil veren Gırgır ile Fırt ve onların unutulmaz tipleri: Avanak Avni, Stero Seyfi, Muhsin Bey, Tarzan - Arap Kadri...
Avanak Avni

Ve hafta sonları okulun tiyatro salonunda seyrettiğimiz Cüneyt Arkın filmleri,
Sanırım ben 80'li yılların yani analog çağın çocuğuyum.

Hatırımda kalanların çoğu, ev telefonunun bile lüks olduğu 80'li yıllara ait: 
Şu siyah-beyaz, tek kanallı yıllar.
Televizyonun İstiklal Marşı ile kapandığı, Eurovision şarkı yarışmasının heyecanla beklendiği, cumartesi akşamları Türk filmi, pazar sabahları da kovboy filmi seyrettiğimiz yıllar. 
Bol paşalı, Turgut Özallı yıllar...
Eskiye dair ne varsa neden bize hep güzel gelir?
Ya hafızamız kötü anıları siliyor ya da yaşadığımız çağdan memnun değiliz.
Ah bu dijital çağ, herkesten ve her şeyden haberdar olmak...
Tüm dünyanın parmağımızın ucunda olması pek mutluluk getirmiyor sanırım.

Gelmişken bunları da okuyun 🔻

Kimim Ben?
Taraf Olmak (yeni)
Aşk, İhanet, Cinayet vs.
Ölümsüzlük
Bir Tiryakinin Hezeyanları
Medyum Şair!
Kadın Olmak

6 yorum:

  1. Mutluluğu o yılların sizde bıraktığı gulusler, verdiğiniz emekler getiriyor belki de. Hani hep denir ya öğretmen olmak kendi ışığından eksiltip başka ışıklar yakmak diye.. Bu dijital çağda bile olsa, birilerinin kendi ışığından eksiltmesi, başkalarının eline kalemi ve kağıdı aldırıyordur. Kendince kağıda bir seyler döken biri olarak, şu sözleri yüreğimin zaman üstü bir yanına yazdığım açıktır; her sözümün en ışık tarafı, bir yönüyle hep Metin'ce. (Ellerinizden öperim hocam)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Oğuzhan
      Ne güzel bir Türkçe ne güzel bir ifade tarzı. Elinden kalem kağıt eksilmesin. Benim için söylediklerin için de teşekkür ederim. Öğretmenliğin en güzel tarafı bu işte öğrencilerin donanımlı, kaliteli ve iyi insanlar olduğunu görmek. Görüşmek üzere...

      Sil
  2. Üç kardeştik, en büyük benim. Dört yaş küçük erkek, beş yaş küçük kız kardeş. Ortaokula gidiyorum, Merkez Ortaokulu, karşıda İzmit Lisesi. Sabahçıyım, öğlen eve geldim evde bir telaş. Aylardır beklediğimiz zat-ı muhterem teşrif etmiş. Küçücük bir şey. Kucağıma verdiler, tedirginim. Boynu ve elleri buruş buruş. Aklım dışarıdaki oyunlarda. Ağlayınca aldılar. Okuldan arta kalan zamanlarda babamın açtığı büfede çalışıyorum. Eve geç vakit gittiğimde annem hariç diğerleri uykuda oluyor. Kardeşlerimle çok zaman geçiremiyorum. Dedemin vefatı, kardeşimin erken sünneti, küçük kız kardeşimin doğumu, askerlik vs. Aklımda kalan fazla bir şey yok. Askerlikten bu yana dile kolay kırk yıl geçmiş.
    Yazdıklarını okuyunca o günlere gittim. Çalışmaktan küçüklüğünde seninle çok zaman geçiremedim. Geçiremediğim zamanların ve biriktiremediğim anıların eksikliğini hissettim. Anladım ki daha çok zaman geçirmeliyim sevdiklerimle.
    Çayı demle geliyorum abim.:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Senden böyle bir yorum almayı hatta yazımı okumuş olmanı bile beklemiyordum. Gözlerimdeki yaşlarla cevap yazmaya çalışıyorum. Sevgisini pek ifade edebilen bir insan değilim, birçok zaman sana kendimi yanlış ifade ettiğimi de biliyorum. Fırsat bulmuşken buradan yazayım da kayıtlara geçsin: Seni çok seviyorum:)

      Sil
  3. Ee benim gözlerim neden buğulandı,ah sosyal medya sen nelere kâdirsin.zaman belirli bir yaştan sonra daha hızlı akıyor hissine kapılıyor insan, ben bir çay yapayım kısmet kimlere olur ..

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız bizim için değerli. Lütfen yazıyla ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşınız.