11.02.2020

Otizm Bize Ne Öğretti?

Not: Aşağıdaki yazı, kendime uyguladığım bir terapi yöntemidir, ciddiye almayınız.

Otizmli bir çocuğa sahip olmanın hep zorluklarından bahsedilir. Doğrudur da zordur gerçekten. Peki, otizmli bir çocuğun anne-babası olmak bize neler katıyor, bence bunları da konuşmak lazım.
Otizm geniş bir yelpaze. Çocuklarımızın ortak noktaları çok olsa da her birinin ayrı bir dünyası var. O nedenle zorluk dereceleri de birbirlerinden farklı. Mesela bizimki koyduğun yerde bulamadığın cinsten:) 
Hep çocuk diyorum ama Mert, neredeyse 18 oldu. Dile kolay 18 yaşında bir delikanlı. Otizmli bir birey olmasaydı, bu yaşlarda bambaşka dertlerimiz olacaktı, biliyorum. Diğer anne ve babaların yaşadıklarını da küçümsüyor değilim ama sanırım bizim durum biraz daha farklı.
Yıllar içerisinde birçok aşamadan geçtik hepimiz: nesi var bu çocuğun, teşhis, teşhisi kabullenme, anlamaya çalışma, yenmeye çalışma, hıyarım var diyene bir avuç tuz alıp koşma, çaresizlik, olanla yetinme, kimi zaman da günü kurtarma... Benzer durumda olanlar bu dediklerimi daha iyi anlayacaktır.
Peki, otizmli bir bireyle yaşamak bize neler katmış ya da öğretmiş olabilir?
Hemen söyleyeyim ilk önce sabırlı olmayı öğretti. Bizler sabrı yaşayarak öğrenen insanlarız öyle de olmak zorundayız.

Sonra öyle her şeyi kafaya takmayız: Duvar kağıdı yırtılmış, tabak kırılmış, tuvaletteki lavabo yerinden çıkmış, sıvı sabun yine dökülmüş, kapı yerinden çıkmış hatta kırılmış, televizyonun içine su dökülmüş, araba çizilmiş vs. bunlar bizim için günlük sıradan olaylardır. (ilk zamanlar böyle değildi tabii)
Ve her daim tetikteyizdir çünkü her an her şey olabilir.
Öngörü sahibiyizdir, üç hamle sonrasını düşünerek yaşarız. (ama yine de bir şey olur)
Konsantrasyonumuz yüksektir. O, odasında atlayıp zıplarken bile dikkatimiz dağılmaz. Mesela ben bu satırları böyle bir ortamda yazıyorum.
El becerimiz gelişir, bir süre sonra az ya da çok her işten anlayan bir adama dönüşürüz. Yoksa tüm kazandığınızı eve çağırdınız ustalara vermek zorunda kalırız.
"Dünyada ölümden başka her şeyin bir çaresi vardır", lafının yalan olduğununu biliriz.
Ve çocuğumuzun durumundan dolayı bize mesafeli duran yakınlarımızın aslında bize ne kadar uzak olduğunu öğreniriz.
Bunlara rağmen mutlu olmayı da başarabiliriz. (bu kısım pek acıklı oldu)
En önemlisi de karşılıksız sevmeyi iyi biliriz.
Tüm bunları yaşamadan pes edenlerimiz de var, tabii. Çareyi kaçmakta bulanlar yani. O nedenle çocuk sahibi olmanın, gerçek bir anne-baba olmak için yeterli olmadığını da biliriz. (Bence anne-baba olmak için KPSS benzeri bir sınav getirilmeli hatta sonrasında mülakat yapılmalı.)
Yazıyı bitirirken otizmli bireyler için hizmet veren KOÇDER'deki (Kocaeli Otizmli Çocuklar Derneği) tüm anne-babalara ve öğretmenlerimize selam olsun. Uzun uzun konuşmaya gerek kalmadan birbirimizi anladığımız, süper yeteneklerle donatılmış özel insanlar iyi ki varsınız.

2 yorum:

  1. Süper yeteneklerle donatılmış özel insanlar iyi ki varsınız. Hayat sizi çok yordu çok sorguladınız niye ben diye. Çok özlediniz geçmişi. Hayalleriniz hiç de böyle değildi. Kabullenemediniz acı çektiniz isyan ettiniz. Lütfen kendinizi artık hırpalamayın. Muhakkak yardım alın. Çevremde en az sizin yaşadıklarınızı yaşayan 3 aile var yaşadıklarınızın çok benzer olduğunu görüyorum.Size uzak duran akrabalarınızı da unutun gitsin. Böyle bir durumda yanınızda değillerse boşverin gitsin. Size sabır güç diliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İlginiz ve güzel yorumunuz için teşekkür ederim.

      Sil

Yorumlarınız bizim için değerli. Lütfen yazıyla ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşınız.