12.11.2020

Filmlere, Kitaplara İlham Veren Sosyal Psikoloji

Erdoğan Baygeldi
Bu yazımda; psikolojinin bir alt ana bilim dalı ve çok eğlenceli olan sosyal psikoloji bağlamında ufak bir gezinti yapacağız. Bahsedeceğim başlıkların her biri bilim insanlarının ömürlerini adadıkları, üzerine bir sürü kitaplar yazdıkları konular. Niyetim bu başlıklardan kısa kısa bahsedip bir bütünlük oluşturabilmek ve başarabilirsem dimağınızda tatlı bir tat ve araştırılacak bir sürü soru işareti bırakmaktır. Öncelikle, çok eğlenceli bir o kadar da hızlı bir şekilde testi uyguladığınız kişinin beynine girebildiğiniz bir testten bahsetmek istiyorum.
Tek soruluk testimiz şöyle;
"Panda, maymun, muz" bu üç kavramdan hangi ikisi birbiri ile daha alakalıdır?
Tabi ki bu sorunun doğru bir cevabı yok, kişiye göre cevabı var.
Senin cevabın nedir?..
Şimdi cevap analizlerine geçelim.
Panda-maymun: Türler şeklinde kategorize edip bu cevabı veren kişiler genel olarak bireysel düşünen insanlar oluyorlar.
Maymun-muz: Daha çok bir olay örgüsü içinde düşünüp cevap veren insanlar "ben"den ziyade "biz" ifadesini daha çok benimsemiş insanlar oluyor.
Panda-muz: Bu eşlemenin sosyal psikolojide pek bir açıklaması yok 😃 Şu ana kadar bu testi uyguladığım kişilerde (tahmini 200-300 kişi ) birkaç kişi bu cevabı verdi. Kendilerince bir alaka buldular, saygı duyuyorum tabi ki.
Ayrıca çalıştığım örneklemde (genel olarak 15-20 yaş arası) yaş büyüdükçe panda-maymun cevabı arttı. Dikkat çeken başka bir sonuç, soruya cevap veren çocukların (6-10 yaş arası) genel olarak maymun-muz cevabını vermeleri. Bu çalışmayı sistemli bir şekilde yapıp sonuçlarını sizlerle paylaşırım. 😃
Şimdi iki ana cevap üzerine biraz konuşalım; sosyal psikolojide Batı kültürü ve Doğu kültürü kıyaslaması önemli bir yer tutar. Batı kültürü bireyselcilik, Doğu kültürü toplumculuk üzerine şekillenmiştir.
Delphi Tapınağı
Gerçekten Batı felsefesinin ilk öğretisi Delphi Tapınağı girişinde de yazan "kendini tanı" iken Doğu felsefesinin ilk öğretisi "kendini sev"dir. O yüzden kendini tanıyan, yeteneklerini bilen ve bu yetenekleri paraya çevirmeliyim diyen Batı kafası bireyselciliği savunur ve daha analitik çalışır.
"Kendini sev" öğretisini benimseyen Doğu kafası hayatı göğsünde daha yumuşatarak karşılayabilir. Her şeyi olup mutlu olamayan Batı kafası aksine daha az şeyle çok daha mutlu olabilir.
İmparator ve dilenci örneğini vermek isterim. İmparatorun her şeyi vardır ama yoldaki dilencinin yakışıklı oluşunu kıskanabilir. Yani kendini sevmek mutlu olabilmek için çok önemli bir anahtar tabii, narsistlik boyutunda değil asla. Hele kendini sevip sonra kendini tanıyabilen şanslı insanlardan isen ne mutlu sana. 😄
Bu testin devamı şeklinde çok güzel testler var belki başka yazılarımızda değiniriz yine diyerek kafalarda bir zeigarnik etkisi bırakalım. Zeigarnik etkisi; devamı gelecek, arkası yarın, pembe dizi etkisi olarak da söylenen, Bluma Zeigarnik tarafından bir restoranda garsonları izlerken yapılan gözlem sonucu bulunmuştur. Daha yaşanacak ne çok şey vardı diyerek bitmeyen aşkların acılarının yaşanmasına sebep olarak gösterilen bir etkidir😃
Sosyal psikolojide "etkiler" eğlenceli bir başlık.
Şimdi çok güzel bir başlığa daha geliyoruz, sosyal psikoloğumuz Solomon Asch'in bir uyma deneyini anlatmak istiyorum; deney çok basit bir soruya cevap vermek üzerine kurulu. Üç farklı boyda çubuğun hangisinin en uzun olduğu soruluyor diye özetleyebilirim. Deney 8 kişilik bir gruba yapılıyor ama yedi tanesi işbirlikçi... Önce yedi işbirlikçi, sonra deneyden habersiz olan asıl denek cevap veriyor. Çubukların yerleri değiştirilip hangisinin uzun olduğu soruluyor; sağdaki, soldaki, ortadaki gibi cevaplar veriliyor. İlk dört beş turda herkes bu basit soruya doğru cevap veriyor. Ve o an geliyor... İlk yedi işbirlikçi diğer sorulara cevap verdikleri gibi ciddi bir şekilde cevap veriyorlar fakat hepsi aynı yanlış cevabı veriyor. Ve deneğimizde yanlış cevap veriyor. Asch bu deneyi 123 kişiye yapıyor ve bunların %75'i en az bir kere yanlış cevap verme olayına uyum sağlıyor. Bu konformizm yani uyum sağlama deneyi gerçekten çok korkunç sonuçları olabilen durumları açıklayabiliyor aslında. 2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak Oteli olayı sonrası, isimsiz bir itiraf mektubunda otele taş atanlardan biri, "Okumuş tahsilli birisiyim o an yanlış olduğunu bile bile taş atmaya devam etmiştim." diye yazmıştı itiraf mektubunda. Yani 2+2 matematikte olduğu gibi 4 etmiyor sosyal bilimlerde.
Lucy
Bütün, onu oluşturan parçaların toplamından daha büyüktür diyor Gestalt . 2014 yapımı Lucy filminde de bu replik geçiyor aslında "2+2 hiçbir zaman 4 etmez"
Asch, bu deneyin bir sürü varyasyonunu yapıyor. Bir varyasyonda, yedi işbirlikçiden altı tanesi orta uzunluktakine en uzun derken bir tanesi en kısa olana en uzun cevabını veriyor. Ve bu sefer bizim habersiz deneğimiz kendi cevabını vermekten korkmuyor ve doğru cevap veriyor. Sonrasında deneğe acaba o bir kişinin cevabı sizi etkiledi mi diye sorunca "hayır tabi ki benim cevabım zaten bu olacaktı cevabını veriyor." Yani, farklı fikirlerin olması insanların kendi fikirlerini ifade edebilmeleri açısından çok önemli bir ihtiyaçtır, denek arkadaşlar gibi bu durumun farkında olmasak da...
Muzaffer Sherif
En iyi başlığı en sona sakladım, Nobel ödüllü kitaplara ilham veren, reytingleri alt üst eden yarışma programı Survivor'ın temelini atan sosyal psikolog Muzaffer Sherif.
Sosyal psikolojinin babası olarak kabul edilen Muzaffer Sherif maalesef baskılar sonucu Türkiye'de kalamamış ve çalışmalarına Amerika’da devam edip sosyal psikolojide en önemli isimlerden birisi olmuştur.
Muzaffer Sherif’in en önemli deneylerinden birisi çatışma ve uzlaşma deneyi Cave experiment olarak bilinen yaz kampı deneyidir. Yaşları 12-16 arasında değişen 22 erkek çocuğunu iki gruba ayırıp, yarışmalar düzenleyip, onların çatışmasını sağlayıp, sonra ortak sorunlar karşısında birleşip uzlaşmasını sağlayan deney ortamları oluşturmuştur. Tabii ki burada çok yüzeysel olarak geçmiş olsam da bu deneyler Muzaffer Sherif’in çok zamanını almıştır.
Sineklerin Tanrısı
William Golding'in Nobel Ödüllü eseri "Sineklerin Tanrısı"nı bu deneyden sonra yazdığı söylenir. Issız adaya düşen çocukları konu alan kitapta ikiye ayrılan çocukların yaşadıkları çatışmalar ve psikolojileri anlatılmaktadır.
Son olarak Zimbardo ve deneyinden bahsedip yazımı sonlandırıyorum. İnsanların masum olmadığını ispatlayan deneylerden birisi daha. Philip Zimbardo’nun "Şeytan Etkisi" kitabında bahsettiği "deney" adında film versiyonu da olan deney de 24 gönüllü üniversite öğrencisi arasından 12'si mahkum 12'si gardiyan olacak şekilde kura ile belirlenip seçiliyor. Birkaç gün içinde işler sarpa sarıyor, aşırı vahşi davranan gardiyanlar, psikolojisi bozulup korku nöbeti geçiren mahkûmlar sonucu deney altıncı günde sonlandırılıyor.
Sosyal psikolojide ufak bir gezinti yaptık.
Umarım kahvenize ve dimağınıza tat katmışızdır.
Sonraki yazılarda görüşmek üzere sağlıkla kalın. 😃

Erdoğan BAYGELDİ

2 yorum:

  1. Icerik ayrı güzel üslup ayrı güzel, emeğin takdire şayan,öğrenme gayretini alkışlıyorum ve bunun sonu nereye varacak merakla takipteyim.Basarilar dilerim.

    YanıtlayınSil
  2. Hatice hocam çok teşekkürler �� Farklı şeyler düşünebilmek için kafamda olup yer işgal edenleri yazmaya karar verdim zaten bellek yetersiz uyarısı alıyorum hep ☺ Yeni yazılarda buluşmak üzere çok çok sevgiler ��

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız bizim için değerli. Lütfen yazıyla ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşınız.