Hakkımda

Merhaba
Sayfama hoş geldiniz.
Ben Metin Çakır, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. 
Sayfanın adı "uygun bir dil" anlamına gelen "lisan-ı münasip". Anladığınız üzere bu sayfa; kimseyi kırıp dökmeden, ona buna sataşmadan, olabildiğince siyasetten uzak kalarak kendime ve hayata dair yazdığım yazılardan oluşuyor.
1973'te İzmit'te doğdum. İlkokulu Ulugazi İlkokulunda, orta okulu Mimar Sinan Orta Okulunda, Liseyi de İzmit Endüstri Meslek Lisesi Elektrik Bölümünde tamamladım.
Lise çağlarında kaleciliğe merak saldım. Üç dört yıl kadar lisanslı futbolcu olarak iki direk arasında bekledim. 
Yine bu yıllarda okumaya merak saldım, sahaflara dadandım, ne bulursam okudum, günlük tuttum.
1991'de o zamanlar Yıldız Teknik Üniversitesine bağlı olan Kocaeli Meslek Yüksek Okulu Elektrik Bölümüne girdim. (çeyrek mühendis, yüksek amele yetiştiren okul
Lise çağlarından beri elektrik devrelerine getirdiğim edebi yaklaşımlar nedeniyle (!) üniversite sınavına bir kez daha girmeye karar verdim. Yüksek okulun son senesinde devamsızlıktan kalmışken Erciyes Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandım. 1997'de Şereflikoçhisar'ın Aksaray sınırındaki küçük beldesi Çalören'e edebiyat öğretmeni olarak atandım (Henüz KPSS icat olmamıştı). Soranlara ayrıntı vermeden Ankara'ya atandım dedim:)
Askerliğimi kısa dönem olarak yine Ankara'da yaptım. 15 günlük askerken Gölcük Depremi meydana geldi. 45 gün izin alarak İzmit'e döndüm. Zor zamanlardı, ayrıntıya girerek canınızı sıkmak istemem. Askerlik dönüşü Çalören Lisesindeki görevime döndüm.
2001'de evlendim, iki çocuk babasıyım.
Aynı yıl eşimle doğup büyüdüğüm kente döndüm.
2001 - 2006 yılları arasında Seka Çocuk Dostları Lisesinde görev yaptım. (Liselerin Düz, Süper, Anadolu, Fen diye ayrıldığı yıllar)
2005'te oğlumuza otizm teşhisi kondu. Yıllar içerisinde birçok aşamadan geçtik: teşhisi kabullenme, anlamaya çalışma, yenmeye çalışma, çaresizlik, olanla yetinme, günü kurtarma vs. Bu konuyla ilgili yaşadıklarımı "Farklı Olmak" adlı bir yazıyla paylaştım (2017).
2006'da Anadolu Liselerine Öğretmen Seçme Sınavına girerek Kocaeli Anadolu Lisesine atandım. (O zamanlar böyleydi şimdi öğrencileri bile sınavsız geliyor.)
2011'de eski okuluma (Seka Çocuk Dostları Lisesi) müdür yardımcısı olarak atandım. Okulumuz 2012'de Anadolu Sağlık Meslek Lisesine dönüştürüldü. Yeni bir türde okul kurmanın zevkini biraz da zorluğunu yaşadık. 

2013'te kızımız dünyaya geldi.
2016'da hem oğlumun özel durumu hem de yeni aldığımız eve yakın olduğu için Kocaeli Anadolu Lisesine edebiyat öğretmeni olarak döndüm. (İki okul arasında mekik dokudum yani

2017'de Güzel Sanatlar Liselerinde okutulan "İmgesel Resim 10" ders kitabının yazımında redaktör (yazıları anlatım ve imla yönünden inceleyen gıcık kişi) olarak çalıştım. Halen Kocaeli Anadolu Lisesinde edebiyat öğretmeni olarak görev yapmaktayım.
Blog yazarlığı maceram ise eskilere dayanıyor aslında (Kim kaldı eski blogculardan hey gidi hey
Blog yazmaya, blogcu.com'da (yanılmıyorsam 2003 yılıydı) başladım. Sonra uzun bir ara verdim.
Akıllı tahta icat olunca hem öğrencilere faydalı olmak hem de derslerde kullanmak için  2017'de YKS Türkçe-Edebiyat adıyla bir blog açtım.(http://www.yksedebiyat.org) Sitede kendi hazırladığım ders notlarını ve soruları paylaştım. Buradaki çalışmalarım halen devam ediyor.
Aynı yıl "Neden yazmıyorsun", "Sen muhakkak yazmalısın", "Hadi yaz da okuyalım" gibi baskılara dayanamayarak (!) bulunduğunuz sayfayı açtım. Ancak çok ilgilenemedim. 2020 yılını yeni bir başlangıç kabul ederek tekrar düzenli yazmak niyetindeyim.
Bakalım, neler olacak?

İnsan Neden Yazmak İster?

Bu soruya tek ve net bir cevap vermek zor. İçini dökmek,  paylaşmak, anlaşılmak, bak ben de yazabiliyorum demek, küçük de olsa bir iz bırakabilmek, yeni insanlar tanımak, tecrübeleri paylaşmak vs. Benim nedenim hangisi ya da hangileri bilmiyorum. Ama sanırım, okumayı seviyorsanız bir süre sonra yazmak da istiyorsunuz. 
Boş bir kağıdın karşısına geçip sözcüklerle doldurmaya başlıyorsunuz. Kağıdınız doldukça mutlu oluyorsunuz ama farkında olmadan kendinizi de ele veriyorsunuz. Görebilenler için satır aralarında bambaşka bir yazı beliriyor, size dair. 
Ben de tam bunu yapmaya çalışıyorum. Satır aralarında görünür olmak. Her şeyin gözümüze gözümüze sokulduğu bir ortamda gayet masumane bir çaba olsa gerek.
Yazılarımda kendinizden bir şeyler bulmanız dileğiyle iyi okumalar.

Sosyal Medyada "lisan-ı münasip"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumlarınız bizim için değerli. Lütfen yazıyla ilgili görüşlerinizi bizimle paylaşınız.